TÜGVA İhtisas Akademi 2026 programı, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi.
Programa, Son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Rektör Yardımcısı A. Ercan Ekinci, TÜGVA İl Temsilcisi Ali Ersu ve TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı Enes Seba katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan TÜGVA İl Temsilcisi Ali Ersu; ‘’Sıradan bir gençlik değil kalemi güçlü, sözü hikmetli ve iz bırakan bir nesil” hedefiyle yola çıktık, ortaokuldan üniversiteye kadar uzanan eğitim halkasının en kritik aşamalarından biri olan akademinin, medeniyet değerlerinden ilham alan, sorgulayan ve üreten donanımlı gençler yetiştirmeyi amaçladık” dedi ve konuşmasına ‘’İhtisas Akademi’nin hayırlara vesile olması temenni ediyor veinanıyorum ki bu salondaki her bir genç kardeşim yarının Türkiye’sinde söz sahibi olacak, bu milletin umudu olacak ve bu medeniyetin yeniden ayağa kalkışına öncülük edecektir.’’ diye ekledi. Ardından konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı Enes Seba, vakfın 12 yıldır ortaokuldan üniversiteye, spordan teknolojiye kadar gençliğin olduğu her alanda “ben varım” iradesiyle hareket ettiğini vurgulayarak Türkiye genelindeki 81 il ve 605 ilçe temsilciliğiyle bu kutlu yürüyüşe yol arkadaşlığı yaptıklarını ifade etti. Konuşmasında Fatih Sultan Mehmet’ten Sultan Abdülhamid Han’a, Necmettin Erbakan’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na ve Erzincan’ın evladı Binali Yıldırım’dan “Dünya beşten büyüktür” iradesini sergileyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a kadar tarihe damga vuran isimlerin izinde, ayağı yere sağlam basan entelektüel bir nesil yetiştirme gayesinde olduklarını belirten Seba; Özgür Kudüs ve Doğu Türkistan ideallerini dile getirerek tüm dünya zalimlerine karşı hakkı savunan, ilim ve irfanla donanmış bir gençlik inşası için durmadan çalışacaklarını dile getirdi ve konuşmasını programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara da şükranlarını sunarak sonlandırırken konuşmasını yapmak üzere Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent kürsüye davet edildi ve bir ülkenin en büyük zenginliğinin yeraltı kaynakları değil, sahip olduğu eğitimli insan altyapısı ve gençler olduğunu vurguladı. Gençlerin ülkenin geleceğini inşa edecek temel güç olduğunu ifade eden Rektör Levent, TÜGVA’nın sadece bilimsel alanda değil ekonomik, kültürel ve entelektüel derinliğe sahip nesiller yetiştirmek adına yürüttüğü çalışmaları çok kıymetli bulduğunu belirtti. Üniversite çatısı altında gerçekleştirilen bu tür projelerin Türkiye’nin yarınlarına hizmet ettiğini dile getiren Rektör Levent, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ve tüm vakıf üyelerini gençliğe sundukları katkılardan dolayı tebrik ederek konuşmasını tamamladı.
Ardından Türkiye Aksakallılar Heyeti Başkanı ve Son Başbakan Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirilen konuşmada, özellikle gençliğin değişen dünyadaki rolüne dikkat çekildi.
Konuşmasına gençliğin geleceği şekillendirecek en önemli güç olduğunu vurgulayarak başlayan Yıldırım, dijital çağın kuşaklar arasındaki bilgi aktarımını tersine çevirdiğini belirtti. Günümüzde gençlerin teknolojiye hâkimiyetinin arttığını ifade eden Yıldırım, bu süreçte büyüklerin de gençlerden öğreneceği çok şey olduğunu dile getirdi.
Yapay zekânın günümüzün en çok konuşulan konularından biri olduğuna işaret eden Yıldırım, bu teknolojinin insan zekâsının yerine geçen değil, onu destekleyen bir unsur olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın; veri analizi, karar verme ve problem çözme gibi alanlarda önemli kolaylıklar sağladığını belirten Yıldırım, sağlık, eğitim, tarım, sanayi ve finans gibi birçok sektörde dönüştürücü etkiler oluşturduğunu ifade etti.
Özellikle sağlık alanında erken teşhis imkânlarını artırdığına, eğitimde kişiselleştirilmiş öğrenme süreçlerine katkı sunduğuna ve tarımda verimliliği yükselttiğine dikkat çeken Yıldırım, sanayide otomasyonun hata oranlarını düşürdüğünü ve üretim hızını artırdığını belirtti. Ekonomik açıdan ise yapay zekânın maliyetleri azaltarak rekabet gücünü yükselttiğini ve büyümeye doğrudan katkı sağladığını dile getirdi.
Yıldırım, yapay zekâ ile birlikte bazı mesleklerin dönüşeceğini ancak yeni iş alanlarının da ortaya çıkacağını ifade ederek, gençlerin bu değişime hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Bu sürecin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini vurgulayan Yıldırım, eğitim, uygulama ve sürekli gelişimin önemine dikkat çekti.
Konuşmasında hedef belirlemenin önemine de değinen Yıldırım, bireylerin ve kurumların net bir vizyonla hareket etmesi gerektiğini belirterek, teknolojinin doğru kullanımıyla hem bireysel hem de toplumsal refahın artırılabileceğini ifade etti.
Enerji, ekonomi ve üretim alanlarında yapay zekânın stratejik katkılarına da değinen Yıldırım, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak teknolojik yatırımların önemine işaret etti. Yapay zekânın özellikle enerji verimliliği ve kaynak yönetimi konularında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Programda gençlere seslenen Yıldırım, “Akıl terinin” önemine vurgu yaparak, geleceğin bilgi ve teknoloji üreten bireyler tarafından şekillendirileceğini ifade etti. Gençlerin kendilerini geliştirerek yeni dünyanın gerektirdiği becerilere sahip olmalarının kritik olduğunu belirterek sözlerine son verdi.
Program kapsamında gençlerle bir araya gelinerek yapay zekâ ve geleceğin dünyası üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Konuşmalarda, günümüzde sıkça dile getirilen “yapay zekâ insanın yerini alacak” söyleminin ötesine geçilerek, asıl belirleyici unsurun yapay zekâyı doğru kullanan bireyler olacağı vurgulandı. Yapay zekânın bir tehditten ziyade doğru kullanıldığında bireyin gücünü artıran bir araç olduğuna dikkat çekildi.
Etkinlikte, dünyada yaşanan hızlı dönüşüm sürecine de değinilerek, artık yalnızca bilgiye sahip olmanın yeterli olmadığı; bilgiyi yorumlayan, analiz eden ve üreten bireylerin öne çıktığı ifade edildi. Yapay zekâ destekli üretim süreçleri sayesinde bireylerin çok daha geniş kitlelere ulaşabilecek projeler geliştirebildiği belirtildi.
Rekabet anlayışının da değiştiğinin altı çizilen programda, geçmişte ülkeler arasında olan yarışın bugün veriyi yönetenler arasında yaşandığına dikkat çekildi. Bu çağda fark yaratanın, bilgiye ulaşan değil onu anlamlandıran ve yönlendiren bireyler olduğu ifade edildi.
Türkiye’nin bu dönüşümün dışında olmadığına vurgu yapılan konuşmalarda, genç ve dinamik nüfusun, girişimcilik ruhunun ve ortaya konan vizyonun ülkeyi bu sürecin kazananları arasına taşıyabileceği dile getirildi. Doğru konumlanmanın ve değişimi fırsata dönüştürmenin önemine işaret edildi.
Program, geleceğin yalnızca teknolojiyi kullananların değil, onu doğru yönlendirenlerin olacağı mesajıyla sona erdi.
![]()
