EBYÜ’de Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu Düzenlendi

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ev sahipliğinde “Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara: Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu” düzenlendi.

Üniversitemiz Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen sempozyuma; Son Başbakanımız ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Özbekistan Aksakalı Zakircan Rahmanov, KKTC Aksakalı Oktay Öksüzoğlu, Arnavutluk eski Büyükelçisi Genci Muçaj, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu ve kıymetli eşi, 3. Ordu Komutanı Korg. Tuncay Altuğ ve kıymetli eşi,  Erzincan Milletvekilleri Süleyman Karaman ve Mustafa Sarıgül, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ve kıymetli eşi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent ve kıymetli eşi, İl Jandarma Komutanı Tuğg. Veysel Yanık, İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, EBYÜ Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Kader Altın, üniversitemiz üst yönetimi, il protokolü, kamu kuruluş müdürleri, siyasi parti il temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademik ve idari personel, öğrenciler ile çok sayıda davetli katılım sağladı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, üniversitemiz tanıtım filminin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarıyla devam etti.

Konuşmalarını yapmak üzere sahneye teşrif eden Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri olan Erzincan’da bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek sempozyumun ana temasının “Kadın ve Aile” olduğunu vurguladı. Vali Aydoğdu ayrıca, programın Öğretmenler Günü’ne denk gelmesinin önemini hatırlattı. Vali Aydoğdu konuşmasında, “Kadını konuşmak geleceği konuşmaktır; vicdanı konuşmaktır.” ifadelerini kullanarak, bu buluşmayı anlamlı kılan isimlerden birinin Semiha Yıldırım olduğunu belirtti. Vali Aydoğdu, Semiha Yıldırım’ın eğitim hayatına ve öğrencilere kazandırdığı değerli katkılara dikkat çekti. Binali Yıldırım’ın yalnızca memleketin yollarını birbirine bağlamakla kalmadığını, aynı zamanda gönülleri de birleştirdiğini ifade eden Vali Aydoğdu, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’ın kadınlara yönelik emeği, sözü ve varlığı güçlendiren kalıcı izler bıraktığını söyledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın kadınların toplumda daha aktif rol alması için büyük bir gayretle çalıştığını kaydeden Vali Aydoğdu, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na hitaben ise, “Sağlık yalnızca kliniklerden ibaret değildir; annenin şefkati, bir tas çorbanın sıcaklığı da sağlığın parçasıdır. Bakanlığınız öncülüğünde yürütülen çalışmalar, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ anlayışıyla sürdürülmektedir.” dedi. Vali Aydoğdu konuşmasını, protokol üyeleri başta olmak üzere tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak tamamladı. Vali Aydoğdu, akademisyenlere de atıfta bulunarak “Bu kürsüden insem de içimdeki sınıfın kapısı açık diyen kıymetli hocalarımızın da Öğretmenler Günü kutlu olsun. Hilalin gölgesinde büyüyen bu gönüllere selam olsun.” ifadelerine yer verdi

Ardından konuşmalarını yapmak üzere sahneye teşrif eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sözlerine geleceğimizi inşa eden tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladı. Sempozyumun bir bilim ve istişare zemini sunduğunu belirten Bakan Özdemir Göktaş, toplantıda kadınların toplum içindeki yerinin çok boyutlu biçimde ele alınacağını ifade ederek bu buluşmanın yeni ve güçlü politikalara vesile olmasını temenni etti. Bakan Özdemir Göktaş, tarihsel perspektife işaret ederek kadınların hayatın her alanında belirleyici roller üstlendiğini, kadim Türk geleneklerinde de kadınların toplumsal yapının her kademesinde yer aldığını vurguladı. Bu köklü anlayışın yüzyıllardır sürdüğünü belirten Bakan Özdemir Göktaş, Cumhuriyet Dönemi’nde ise kadınların toplumsal ilerlemenin taşıyıcısı hâline geldiğini dile getirdi. Konuşmasında Gevher Nesibe, Halide Edip Adıvar, Mama Hatun gibi öncü kadınların ilham veren katkılarına değinen Bakan Özdemir Göktaş, kadın girişimcilerin ve emeğiyle üretime katılan kadınların ekonomiyi büyüttüğünü ve geleceği ileriye taşıdığını söyledi. Kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeye yönelik adımları kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Bakan Özdemir Göktaş, Bakanlık olarak eğitimden istihdama kadar tüm mekanizmalarda daha kapsayıcı politikaları hayata geçirdiklerini, 8 Mart’ta yayımlanan genelgeyle birlikte bu yaklaşımı daha da genişleteceklerini belirtti. “Aile ve kadın güçlendikçe toplum da güçlenir.” diyen Bakan Özdemir Göktaş, kadın ve aile olgusunun günümüzde bir güvenlik meselesi haline geldiğine dikkat çekti. Artan yalnızlık, bireyselleşme ve çözülme eğilimlerinin aile yapısını zayıflattığını, küresel ölçekte nüfusun cinsiyetsizleştirilmesine yönelik eğilimlerin uzun vadede demografik riskleri büyüttüğünü ifade etti. Türkiye’nin nüfus artış hızının 1,48’e gerilediğini, 18 yaş altı çocuk oranının düştüğünü ve ilkokul çağındaki çocuk sayısının her yıl azalmaya devam ettiğini belirten Bakan Özdemir Göktaş, bu nedenle demografik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan eylem planlarının öncelikli bir çerçeve oluşturduğunu söyledi. Tüm aile bireylerini kapsayan politikalarla geleceğe güvenle bakan aileler inşa etmeyi hedeflediklerini vurgulayan Bakan Özdemir Göktaş, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında gerçekleştirilen bakanlar toplantısı ile bölgesel ölçekte ortak bir politika zemini oluşturduklarını ifade etti. Kadınların her alanda güçlenmesine ve ortak değerler doğrultusunda iş birliğinin artırılmasına önem verdiklerini dile getiren Bakan Özdemir Göktaş, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ilk başkanı olan Sn. Binali Yıldırım’ın kadim istişare geleneğini yaşattığını ve güçlü adımların atılmasında öncü bir rol üstlendiğini söyledi. Teşkilatı “büyük bir aile meclisi” olarak gördüğünü belirten Bakan Özdemir Göktaş, kardeş ülkelerin geleceğine yön verecek ortak yol haritalarının bu çatı altında geliştirilebileceğini kaydetti. Bakan Özdemir Göktaş konuşmasını, sempozyumun modern dünyanın imkanlarıyla somut çıktılar üretecek, yeni ufuklar açacak ve önemli iş birliklerine zemin hazırlayacak bir buluşma olmasını dileyerek tamamladı. Programın sonunda Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu tarafından Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a hediye takdim edildi.

Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent, konuşmasına 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladı. Rektör Levent, “Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Başta ülkemizin dört bir yanında fedakarca görev yapan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Sayın Başbakanımızın kıymetli eşi Semiha Hanımefendi nezdinde bütün öğretmenlerimize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.” dedi. Konuşmasının devamında üniversitenin stratejik önceliklerine değinen Rektör Levent, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ailesi olarak iki temel misyon belirlediklerini ifade etti. Rektör Levent, bu misyonlardan ilkinin deprem kuşağında yer alan ülkemizin ve ilimizin ortak problemi olan “Deprem Teknolojileri”, ikincisinin ise Sayın Binali Yıldırım’ın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı olmasının vesilesiyle  “Türk Dünyası” olduğunu vurguladı. Rektör Levent, üniversitenin Türk Dünyası ekseninde son dört yılda 18 kongre, sempozyum, çalıştay ve benzeri bilimsel toplantı düzenlediğini belirterek Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını “Aile Yılı” ilan etmesinin teşvikiyle gerçekleştirilen “Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu”nun da önceki buluşmalarda olduğu gibi nitelikli sonuçlara vesile olacağına inandıklarını söyledi. Ailenin toplumsal yapının en küçük sosyal birimi olmasının ötesinde kültürün ve değerlerin taşıyıcısı olduğuna dikkat çeken Rektör Levent, “Gelenek, görenek, inanç ve ahlaki değerler büyük ölçüde aile aracılığıyla aktarılır. Aile yapısı, bireyin duygusal, sosyal ve kültürel gelişimini şekillendiren temel bir kurumdur. Bu yönüyle aile, hem bireyin hem de toplumun istikrarı açısından vazgeçilmezdir.” ifadelerini kullandı. Kadının Türk dünyasında yalnızca anne ya da eş olarak değil; eğitimci, üretici, lider ve kültür taşıyıcısı olarak da hayati bir konumda bulunduğunu dile getiren Rektör Levent, Türk kültüründe kadının tarih boyunca baş tacı edildiğini belirtti. Umay Ana’dan Bilge Hatunlara, Tomrislerden Nene Hatunlara kadar uzanan tarihsel mirasın, kadına verilen değerin somut göstergesi olduğunu vurguladı. Rektör Levent, Cumhuriyet döneminde kadın hakları konusunda atılan adımlara da değinerek, 1926 yılında Türk Medeni Kanunu’nun kabulüyle Türk kadınının evlenme, boşanma ve miras gibi konularda erkeklerle eşit haklara kavuştuğunu; çok eşliliğin yasaklandığını ve kadınların kendi iradeleriyle evlenme ve boşanma hakkı elde ettiğini hatırlattı. 1930’da belediye seçimleriyle, 1934’te ise genel seçimlerle kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındığını ifade eden Rektör Levent, bu kazanımlarda öncü rol üstlenen Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnet ve şükranla andı. Sempozyumun kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Levent, Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen akademisyenler, düşünürler ve kanaat önderlerinin aile yapısını, kadının toplumdaki yerini, karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini ele alacağını; ortak değerlerin yeniden hatırlanarak geleceğe dair ortak vizyonların geliştirileceğini söyledi. Bu buluşmanın yalnızca bir akademik etkinlik değil, aynı zamanda gönül coğrafyamızın kadınlarına, annelerine, kız kardeşlerine ve evlatlarına yönelik bir vefa zemini olduğunu belirten Rektör Levent, “Güçlü kadın, güçlü aileyi; güçlü aile ise güçlü bir Türk dünyasını inşa eder.” dedi. Rektör Levent konuşmasının sonunda, sempozyumun düzenlenmesine katkı sunanlara teşekkür ederek “Başta Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım Beyefendiye, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımıza, katılımlarıyla bizleri onurlandıran Sağlık Bakanımıza, Sayın Valimiz Doç. Dr. Hamza Aydoğdu’ya, milletvekillerimize, Belediye Başkanımız Bekir Aksun’a, Kader Altun Hocamız ile ekibine ve tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyor; sempozyumun verimli, ufuk açıcı ve kalıcı izler bırakacak şekilde sonuçlanmasını temenni ediyorum.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Konuşmalarını yapmak üzere sahneye gelen Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, başta Sayın Semiha Yıldırım olmak üzere tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak sempozyumun ülkemize, milletimize ve üniversitemize hayırlı olmasını temenni etti.

Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, konuşmasına Türk Dünyası’nda kadının yerinin son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak başladı. Türkiye’nin, 56 İslam ülkesi içerisinde kadın haklarının konuşulduğu bir ülke olduğuna dikkat çeken Milletvekili Sarıgül, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan, öğretmenlere ve eğitime büyük değer veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle andı. Sözlerini Sayın Semiha Yıldırım’a hitaben sürdürmek istediğini belirten Milletvekili Sarıgül, anneliğin ve aile bağlarının önemine işaret ederek, “Anne, hayatını çocuklarına verir; sonra anneanne olur, hayatını torunlarına verir. Kendi hayatını başka hayatları güzelleştirmek uğruna fedakârca harcar.” ifadelerini kullandı. Milletvekili Sarıgül, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, konuşmasına Sn. Semiha Yıldırım nezdinde tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladı. Milletvekili Karaman, sempozyumun önemine işaret ederek “Ortak tarih ve kültürümüzün en güçlü taşıyıcısı olan kadın ve aileyi yeniden düşünmek için buradayız. Güçlü kadın, güçlü aile hedefi doğrultusunda bir araya geldik. Bu anlamlı sempozyumun hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuşmasına, öğretmenin toplumu geliştiren ve geleceği inşa eden temel bir değer olduğunu vurgulayarak başladı ve tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutladı. Sempozyumun ana temasının “kadın ve aile” olduğuna dikkat çeken Bakan Memişoğlu, “Kadın aileyi, aile toplumu, toplum ise milletleri oluşturur. Biz, kadınlara en önemli makam ve mevkileri veren bir medeniyetin varisleriyiz. Bu topraklar gelişimi, bilgiyi ve insanı her zaman merkeze almıştır. Gençlerimiz tıp fakültelerinde eğitim aldıklarında göreceklerdir ki bu medeniyet yüzyıllar önce hem kadına hem sağlığa büyük değer vermiştir.” ifadelerini kullandı. Tarihsel süreçte kadınların toplumdaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Memişoğlu, farklı medeniyetlerde kadınların dışlandığı ve ağır mağduriyetler yaşadığı dönemlere karşılık, Türk-İslam medeniyetinde kadının daima karar mekanizmalarının merkezinde yer aldığını belirtti. Avrupa’da kadının adı olmadığı dönemlerde bile Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımasının önemine işaret etti. Sağlık alanındaki kadın emeğine de değinen Bakan Memişoğlu, “Bugün 1,5 milyon sağlık personelimizin yüzde 50’si kadın. Kadınlarımızın daha iyi ve rahat koşullarda çalışabilmesi için çaba gösteriyoruz. Hastanelerimize kreşler ve anaokulları yapıyoruz; çünkü anne çocuğunun yakınında olmak ister.” dedi. Sağlıklı bir toplumun inşasında annelerin rolüne vurgu yapan Bakan Memişoğlu, kadınların toplumun kültürünü ve etik değerlerini şekillendiren kişiler olduğunu ifade ederek bu süreçte kadınların desteğinin hayati olduğunu dile getirdi. Bakan Memişoğlu konuşmasını, kadınların katkısı ve desteğiyle aşılmayacak hiçbir sorun olmadığına inandığını belirterek tamamladı.

Son Başbakanımız ve Türk Devletleri Teşkilatı ve Aksakallar Heyeti Başkanı Sn. Binali Yıldırım, konuşmasına tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladı. Öğretmenlerin, evlatlarımızı yarınlara hazırlarken aynı zamanda aile ve toplum hayatının da temel taşı olduğunu vurgulayan Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, onların fedakârlıklarının bir günle anılmasının yeterli olmadığını ifade etti. Sempozyumun ana temasının “aile” olduğuna dikkat çeken Sn. Binali Yıldırım, aileyi yalnızca anne, baba ve bir çocuktan ibaret görmenin yıllar içinde yaygınlaştığını, bunun ise ciddi bir tehdit doğurduğunu belirtti. Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 8 üyesinin 4’ünde nüfus yenileme ya da doğurganlık oranının 2,1 seviyesinin altına indiğini; Hazar’ın doğusunda ise bu oranın hala 2,5 ve üzerinde seyrettiğini söyledi. 2,1’in altına düşmenin nüfusun hızla yaşlanması anlamına geldiğini vurgulayan Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, “Türkiye’de bugün doğurganlık oranı 1,48’dir ve bu son derece vahim bir tablodur. Bunun tedbirini almak mecburiyetindeyiz.” dedi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın 2025 yılını “Aile Yılı”, 2025–2035 dönemini ise “Aile ve Nüfus Yılları” olarak belirlemesinin önemine değindi. Eğitim alanındaki tabloya da dikkat çeken Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, bugün yaklaşık 1 milyon 200 bin öğretmen bulunduğunu; bunun yüzde 63’ünün kadın, yüzde 37’sinin erkeklerden oluştuğunu belirterek, bu durumun kadınlara duyulan güvenin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkiye’de yaklaşık 25 milyon öğrenci bulunduğunu, akademide de öğretim üyelerinin yüzde 47’sinin kadın, yüzde 53’ünün erkek olduğunu hatırlatan Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, kadın ve erkeğin tarih boyunca devlet, aile ve toplum hayatında birlikte başat rol oynadığını dile getirdi. Türk tarihine atıf yapan Sn. Binali Yıldırım, Tomris Hatun’dan Hunlara, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar Türk devletlerinde kadınların çok önemli görevler üstlendiğini; İstiklal Mücadelesi’nde Halide Edib, Kara Fatma, Şerife Bacı ve Nene Hatun gibi kahramanların fedakârlıklarını da minnetle andı. Günümüzde de kadınların sosyal sorumluluk projelerinden eğitim-öğretime, kamu yönetiminden adaletin işleyişine kadar her alanda sorumluluk alarak başarıyla görev yaptığını ifade etti. Nüfus meselesinin bir beka konusu olduğuna vurgu yapan Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, bazı ülkelerde geçmişte “çok çocuk fakirlik getirir” anlayışının hakim olduğunu, oysa asıl sermayenin insan olduğunu belirtti. Hindistan örneğini vererek 1,5 milyarlık nüfusun, kişi başına milli gelirin artmasına engel olmadığını; insan gücünün ülkelere söz söyleme kapasitesi kazandırdığını söyledi. Sn. Binali Yıldırım, yüzyıllar boyunca 113 kez devlet kurmuş bir medeniyetin evlatları olarak bu ülkeyi gelecek nesillere güçlü biçimde bırakmak zorunda olduklarını kaydetti. Türkiye’nin bugün dünyada altyapısını en iyi geliştirmiş 10 ülke arasında yer aldığını hatırlatarak artık insan yatırımlarının daha da güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu kapsamda somut bir öneri paylaşan Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, ailenin korunması, evliliğin teşvik edilmesi, çocuk sayısının artırılması ve bakım-eğitim sorumluluklarının eksiksiz yerine getirilmesi amacıyla milli gelirin yüzde 1’inin bu alana ayrılması halinde 10 yıl içinde doğurganlık oranının 2,1’in üzerine, 2,2 seviyesine çıkarılabileceğini söyledi. Taşa ve toprağa yapılan yatırımların sınırlı ömrü olduğunu, insana yapılan yatırımın ise kalıcı ve belirleyici olduğunu vurguladı. Erzincan özelinde de değerlendirmelerde bulunan Sn. Binali Yıldırım, şehirde nüfus yenileme hızının 1,6 olduğunu belirterek EBYÜ’nün aile ve nüfus konusunu daha etkin biçimde ele almasının büyük fayda sağlayacağını ifade etti. Nüfus artışı sağlanamadığı sürece yapılan tartışmaların hamasetin ötesine geçemeyeceğini, demografik güç kaybının ülke için önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Gençlerin geleceğin mimarları ve ailelerin kurucuları olduğunu kaydeden Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, başarının yalnızca kariyerle sınırlı olmadığını; makul yaşta aile kurarak dayanışma içinde güçlü aileyi, güçlü toplumu ve güçlü devleti birlikte inşa etmek olduğunu vurguladı. Gelişmiş ülkelerin milli gelirlerinin yüzde 3’ünü nüfusu canlandırmak için ayırmalarına rağmen başarılı olamadığını, Türkiye’nin ise tam bir dönüm noktasında bulunduğunu belirterek milli gelirin yüzde 1’inin aileye ayrılmasıyla hedeflenen 2,2 oranına ulaşılabileceğini ifade etti. Kıbrıs’ta bu oranın 1,8 olduğuna da dikkat çekti. Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı çalışmalarına da değinen Sn. Binali Yıldırım, iş birliğini güçlendirme hedefi doğrultusunda ortak alfabe çalışmasının tamamlandığını, her ülkenin bunu kendi sisteminde ilan edeceğini ve ortak dilin geliştirilmesiyle sürecin derinleşeceğini söyledi. İkinci hedefin ortak tarih olduğunu belirten Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, İskitlerden başlayarak 3 bin yıllık Türk tarihinin ortaya çıkarılıp gelecek kuşaklara aktarılacağını ifade etti. Son Başbakan Sn. Binali Yıldırım, sempozyumun ülkemiz ve Erzincan için hayırlı sonuçlar doğurmasını dileyerek Erzincan’da şehrin ortak geleceği için “aile anlayışıyla” çalışıldığını görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Rektörümüz başta olmak üzere programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım, konuşmasını saygı ve muhabbet temennileriyle tamamladı.

 Program, “Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara: Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu” kapsamında Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kavukcu’nun icra ettiği sanatsal gösteriyle devam etti. Erzincan Valiliği tarafından Sn. Semiha Yıldırım adına hazırlanan kısa filmin gösteriminin ardından Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Sn. Semiha Yıldırım’a berat takdiminde bulundu. Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent ve kıymetli eşi ise Türk kadınının geleneksel giysilerinden olan ve Erzincan’da özel olarak hazırlanan kaftanı Sn. Semiha Yıldırım’a hediye etti.

Açılış töreni, protokolün aile fotoğrafı çekilmesiyle son buldu. Ardından sempozyumun açılış oturumuna geçildi.

Loading

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Email