EBYÜ’de Türkiye Yüzyılında ‘’Türkiye’nin Güvenlik Meseleleri ve Çözüm Önerileri 2026’’ Paneli Gerçekleştirildi

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Türkiye’nin Güvenlik Meseleleri ve Çözüm Önerileri” başlıklı panel, geniş katılımla gerçekleştirildi. Üniversitemiz Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa Son Başbakanımız ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Sayın Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, 3. Ordu Komutanı Korgeneral Tuncay Altuğ,  Erzincan Milletvekilleri Süleyman Karaman, Tokat Milletvekili Yücel Bulut, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim Çiftçi, Müsteşar Yusuf Büyük,  24 Erzincanspor Başkanı Alaattin Yavuz Güneş, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zakir Avşar, il protokolü, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent, etkinliğin yalnızca akademik bir tartışma zemini sunmakla kalmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yön verecek fikirlerin üretildiği önemli bir platform olduğunu belirtti. Güvenlik kavramının çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Rektör Levent, bu alanın sadece askeri değil; ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik yönleriyle ele alınması gerektiğini ifade etti. “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedeflediğini dile getirdi. Üniversitelerin rolüne de değinen Rektör Levent, yükseköğretim kurumlarının yalnızca bilgi üreten yapılar olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm geliştiren ve geleceği şekillendiren öncü kurumlar olduğunu söyledi. Bu doğrultuda, üniversite olarak bilimsel bakış açısıyla ülkenin karşı karşıya olduğu meseleleri ele almayı ve çözüm odaklı katkılar sunmayı temel sorumlulukları arasında gördüklerini ifade etti. Konuşmasında, Binali Yıldırım’ın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı olması ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ulusal güvenlik ile uluslararası alandaki rolüne de değinen Rektör Levent, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının emanetine sahip çıkmanın önemine dikkat çekti. Programın güvenlik politikalarının daha sağlam temellere oturtulmasına katkı sağlayacağına inandığını belirten Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent, konuşmasının sonunda Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Prof. Dr. Abdülkadir Gül ve programın hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek panelin verimli sonuçlar doğurması temennisinde bulundu.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun,  düzenlenen bu önemli panelin şehre, akademik camiaya ve ülkemize önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Başkan Aksun, Son Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a ve Tokat Milletvekili Yücel Bulut’a programa katılım ve katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti. Başkan Aksun konuşmasını programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara da şükranlarını sunarak sonlandırdı.

Tokat Milletvekili Yücel Bulut, konuşmasına Binali Yıldırım’ın şahsında protokol üyeleri, akademisyenler ve öğrencileri selamlayarak başladı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne, Erzincan Valisine ve Belediye Başkanına teşekkür eden Milletvekili Bulut, organizasyonda emeği geçenlere şükranlarını sundu. Konuşmasında “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun çok önemli bir devlet politikası olduğunu vurgulayan Milletvekili Bulut, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillendiğini ifade etti. Türkiye Yüzyılı’nın en önemli ayağının “içeride kardeşlik duygularının güçlendirilmesi” olduğunu belirten Bulut, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bu vizyonun temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Düzenlenen sempozyumun “Türkiye Yüzyılı” açısından özel bir anlam taşıdığını ifade eden Bulut, bu sürecin Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeni bir vizyon ve yeni bir hikâye arayışı olduğunu dile getirdi. Türkiye Yüzyılı’nın bir “kucaklaşma projesi” olduğunu vurguladı. Türk, Kürt ve Arap halklarının tarih boyunca birlikte hareket ettiğinde önemli başarılar elde ettiğini ifade eden Milletvekili Bulut, Türkiye Yüzyılı’nın bu kardeşlik bağlarını yeniden güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Konuşmasının sonunda Erzincan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bulut, ev sahipliği için Son Başbakanımız Binali Yıldırım’a, Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Belediye Başkanı Bekir Aksun ve Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent’e teşekkür ederek katılımcıları saygıyla selamladı.

Konuşmalarını yapmak üzere sahneye gelen Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, dünyada yaşanan savaşlar, enerji krizleri ve bölgesel istikrarsızlıklara dikkat çekerek Türkiye’nin bu süreçte önemli bir konumda bulunduğunu ifade etti. Milletvekili Karaman, Türkiye’nin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde istikrarını koruyarak küresel ölçekte güç kazandığını ifade etti. Güvenlik kavramının yalnızca sınırların korunmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Karaman, adil kalkınma, güçlü demokrasi ve tam bağımsızlığın güvenliğin temel unsurları arasında yer aldığını belirtti. Türkiye Yüzyılı vizyonuna değinen Milletvekili Karaman, bu sürecin ülkenin ekonomik, siyasi ve toplumsal gelişimi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomasi alanındaki ilerlemelerine de değinen Karaman, ülkenin bölgesel bir aktör olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte söz sahibi bir konuma ulaştığını ifade etti. Programın sonunda güvenlik güçlerine teşekkür eden Karaman, aziz şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı. Panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu “’Türkiye Yüzyılında Türkiye’nin Güvenlik Meseleleri ve Çözüm Önerileri’ başlıklı panelinin şehrimize, ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum.” dedi. Bu panelin oluşmasında emeği olan arkadaşlarımıza, başta değerli rektörümüz Akın Levent Bey’e, Belediye Başkanımız Bekir Aksun Beyefendi’ye ve Abdülkadir hocama teşekkür ediyorum. Bu şehirde birlik ve beraberlik varsa o da Başbakanımızın attığı tohumlar vesilesiyle mümkün. Ben huzurlarınızda bu birlik ve beraberliğin sağlanmasına vesile olan değerli Başbakanımıza şükranlarımı arz ediyorum ve bu programın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmasına Erzincan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Son Başbakanımız Binali Yıldırım, memlekete her gelişinde büyük bir heyecan yaşadığını belirtti. Erzincan’a geldiğinde geçmiş hatıralarının tazelendiğini ifade eden Yıldırım, burada geçirdiği zamanın kendisine enerji verdiğini söyledi. Panel başlığının günümüzün ruhuna uygun ve son derece önemli olduğunu vurgulayan Son Başbakan Yıldırım, güvenlik meselesinin yalnızca güvenlik birimlerinin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Güvenlik tehditlerinin iç ve dış tehditler olarak iki boyutta ele alınabileceğini belirten Son Başbakan Yıldırım, dış tehditlerin daha görünür olduğunu, ancak iç tehditlerin toplumsal yapı içerisinde ortaya çıkması nedeniyle daha tehlikeli sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca terörle mücadele etmek zorunda kaldığını hatırlatan Yıldırım, PKK, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütlerinin ülkenin enerjisini, kaynaklarını ve zamanını tükettiğini belirtti. Türkiye’nin 40 yıl boyunca büyük bir mücadele verdiğini dile getiren Yıldırım, bu süreçte ülkenin kalkınmaya, üretime ve geleceğe ayırması gereken önemli kaynakların terörle mücadeleye harcandığını ifade etti. “Terörsüz Türkiye süreci resmen başlamıştır” diyen Son Başbakan Yıldırım, bu sürecin Türkiye için büyük bir imkân ve fırsat olduğunu vurguladı. Ancak terör tehdidinin tamamen yok sayılmaması gerektiğine dikkat çeken Yıldırım, “Su uyur, düşman uyumaz” anlayışıyla tedbirli olunması gerektiğini belirtti. Terör örgütlerinin arkasında çoğu zaman emperyal güçlerin bulunduğunu ifade eden Yıldırım, vatan, millet, bayrak ve toprak gibi kutsal değerlerin korunmasının milli birlik ve beraberlikle mümkün olduğunu söyledi. Konuşmasında Türkiye’nin jeopolitik konumuna da değinen Yıldırım, kuzeyde devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Türkiye’yi doğrudan savaşın tarafı yapmasa da birinci dereceden etkilediğini belirtti. Türkiye’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ün miras bıraktığı genç Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biri olan Boğazlar rejimi sayesinde Karadeniz’deki güç dengesi üzerinde belirleyici bir konuma sahip olduğunu ifade eden Yıldırım, bu sayede bölgesel krizlerin yıkıcı etkilerinin önemli ölçüde dengelendiğini söyledi. Son Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin güneyinde yaşanan gelişmelere de değinerek Suriye’deki iç savaşın bölgede büyük insani krizlere ve göç hareketlerine yol açtığını ifade etti. Türkiye’nin tarih boyunca zulümden, savaştan ve can korkusundan kaçan insanlara sırtını dönmediğini belirten Yıldırım, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışının Türkiye’nin medeniyet değerlerinin temelinde yer aldığını vurguladı. Bölgesel güvenlik meseleleri kapsamında Karabağ örneğini de değerlendiren Son Başbakan Yıldırım, uluslararası ve bölgesel örgütlerin yıllarca soruna kalıcı çözüm üretemediğini belirtti. Son Başbakan Binali Yıldırım ayrıca Türkiye’nin “iki devlet, bir millet” anlayışıyla Azerbaycan’ın yanında yer aldığını Karabağ’da elde edilen zaferin bölgesel güvenlik açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Güçlü devlet olmanın yolunun yalnızca dış tehditlere karşı hazırlıklı olmaktan değil, aynı zamanda iç bünyeyi sağlam tutmaktan geçtiğini belirten Yıldırım, ekonomik kalkınmanın, adil gelir dağılımının, savunma sanayisindeki gelişmelerin ve toplumsal dayanışmanın milli güvenliğin temel unsurları olduğunu ifade etti. Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli mesafeler katettiğini dile getiren Yıldırım, dış müdahalelere karşı dirençli bir ülke olmanın güçlü ekonomi ve güçlü savunma altyapısıyla mümkün olduğunu belirtti. Yaklaşık 300 milyonluk Türk dünyasının ortak tarih, ortak alfabe, ortak kültür ve ortak gelecek hedefi etrafında daha güçlü bir birliktelik kurması gerektiğini ifade eden Son Başbakan Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı’nın bu noktada önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Ortak alfabe çalışmalarına, ortak Türk tarihi yazımına ve Türk devletleri arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine değinen Yıldırım, sınır geçişlerinden gümrük süreçlerine kadar pek çok alanda entegrasyonun güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Dijital çağın sunduğu imkânlara da değinen  Son Başkanımız  Binali Yıldırım, yapay zekânın artık yalnızca bir söylem olmaktan çıktığını, hayatın ve üretimin bir parçası hâline geldiğini ifade etti. Yapay zekânın insanın yerine düşünmekten ziyade, yapılacak işleri çok daha kısa sürede gerçekleştirme imkânı sunduğunu belirten Yıldırım, özellikle gençlerin ve akademik dünyanın bu teknolojilerden etkili biçimde yararlanması gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda nüfus meselesine de dikkat çeken Son Başbakan Yıldırım, bir ülkenin en büyük zenginliğinin petrol ya da doğal kaynaklar değil, insan kaynağı olduğunu söyledi. Genç ve dinamik nüfusun korunmasının Türkiye’nin geleceği açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Yıldırım, aile kurumunun güçlendirilmesi ve gençlerin gelecek kaygılarının azaltılması gerektiğini ifade etti. Programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Yıldırım, başta Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent olmak üzere panelin gerçekleştirilmesine katkı sunan kurum ve kişilere şükranlarını sundu. Yıldırım, konuşmasını Türkiye’nin birlik, beraberlik ve güçlü gelecek hedeflerine vurgu yaparak tamamladı.

Panel, öğleden sonraki oturumlarla devam etti. Programın sonunda Son Başbakanımız Binali Yıldırım, Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent ile Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük ve Prof. Dr. Çağrı Çırak tarafından panelistlere hediye takdim edildi. Panel, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

 

Loading

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Email