Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının himayelerinde Erzincan Valiliğinin öncülüğünde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ev sahipliğinde “Kureyşan Ocağı ve Âşık Davut Sulari Sempozyumu” düzenlendi.
Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen sempozyuma; Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Erol Parlak, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Erzincan İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu, Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürü Oğuzhan Kılıç, üniversitemiz Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük, Prof. Dr. Çağrı Çırak, üniversitemiz Genel Sekreteri M. Cihat Özgenel, siyasi parti il temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademik ve idari personel, çok sayıda öğrenci ile davetli katılım sağladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyum, açılış konuşmaları ile devam etti.
Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye teşrif eden Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, “Semalar saf ola, dertler def ola; varlığımıza, dirliğimize, birliğimize merhaba.” diyerek konuşmalarına başladı. Vali Aydoğdu, Erzincan’ın Çayırlı ilçesinden tüm Türkiye’ye sesini duyuran Âşık Davut Sulari için toplanıldığını ifade ederek böylesine değerli sempozyumların Erzincan’da düzenlenmesinin çok kıymetli olduğunu dile getirdi. Âşık Davut Sulari’nin, diyardan diyara yürüyen bir hakikat yolcusu olduğunu ve her zaman birliğin, dirliğin ve kardeşliğin çağrısını yapan bir ozan olduğunu vurgulayan Vali Aydoğdu, Alevi-Sünni beraberliğinin yurdunun Erzincan, sazlı sözlü tercümanın ise Âşık Davut Sulari olduğunu dile getirdi. Ardından Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, “Kureyşan Ocağı, Anadolu’nun tarihinde kök salmış, ışık tutmuştur. Birlik ve beraberliğin temsilcisi olmuştur. Âşık Davut Sulari’nin sözlerinde ise bir milletin ayrılmaz parçası olmanın vasfı vardır. Biz, aynı göğün, aynı hilalin çatısı altında kardeşiz.” dedi. Konuşmasına “Bazı insanlar vardır, sesleri çağları aşar. Böyle bir hakikatin yolcusu olan Âşık Davut Sulari’yi rahmetle anıyorum. Sempozyumda emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.” diyerek son verdi.
Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve üniversitemiz Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Necdet Tozlu, sempozyumun iki ayrı değer üzerinden ilerleyeceğini vurgulayarak derin bir geleneğe sahip ve köklü bir ocak olan Kureyşan Ocağı ile onun kıymetli temsilcisi Âşık Davut Sulari’nin, bu sempozyumda ele alınacak önemli iki başlık olduğunu belirtti. Ardından Kureyşan Ocağı’nın merkezi Erzincan ve Tunceli olmak üzere birçok şehirde varlığını sürdürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Necdet Tozlu, “Doğumunun 100. yılı vesilesiyle andığımız, 16. yüzyıldan sonra Âşıklık geleneğini sürdüren, Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde doğmuş olan Âşık Davut Sulari, Âşıklık zincirin önemli bir halkasıdır. Bu değerli sempozyum ise Kureyşan Ocağı’nın derinliği, Âşık Davut Sulari’nin türküleriyle yeniden anlam bulacaktır.” dedi. Sempozyumun yapılmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek konuşmasına son verdi.
Açılış konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Erol Parlak, Kureyşan Ocağı’nın Anadolu’nun en eski ve köklü ocaklarından biri olduğunu belirterek, Kureyşan Ocağı’nın derin bir kültür birikimine sahip olduğunu ve bu yönde Âşık Davut Sulari’nin de ilk öğretilerini dedesi Pir Mehmet’ten aldığını ifade etti. Ardından Âşık Davut Sulari’nin “Kendini bilen Hakk’ı bilir.” anlayışıyla bir bütünsellik arayışında olduğunu vurgulayan Kurucu Rektör Parlak, Âşık Davut Sulari’nin ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir’ anlayışını benimsediğini ve şiirlerinde din, iman, ahlak, mistik ögeler ve toplumsal konuların önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Kureyşan Ocağı’nın derin bir kültür birikimine sahip olduğunu ve bu yönde Âşık Davut Sulari’nin de ilk öğretilerini dedesi Pir Mehmet’ten aldığını ifade etti. Böylelikle inanca dair bilgileri küçük yaşta edindiğini ve Pir elinden bade içtiğini söyleyerek kendisine bahşedilen Âşıklık geleneğini bir şiirinde ifade ettiğini açıkladı. Kurucu Rektör Parlak, “Âşık Davut Sulari, şiirlerini Türkçe söylemiş; Arapça ve Farsçaya derinlemesine eğilmiş, hatta Almanca ve Fransızcaya da ilgi göstermiştir. Bu yönüyle çok yönlü bir sanatçı kimliği taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. Âşık Davut Sulari’nin temel anlayışının kardeşlik ve inanç olduğunu belirterek, “O, haksızın karşısında, mazlumun yanında yer almıştır. Şiirlerinde beşerî ve ilahî aşk iç içe geçmiştir. Toplumda zamanla beliren çözülme ve yozlaşmayı da dizelerine taşımıştır. Yurt sevgisi üst düzeydedir; o, gerçek bir vatanperverdir.” dedi. Âşıklık geleneğini yaşatmak adına diyardan diyara dolaşan Sulari’nin birçok ilde iz bıraktığını belirten Kurucu Rektör Prof. Dr. Erol Parlak, kendisine TRT tarafından ‘Mahalle Sanatçısı’ statüsü verildiğini bu sebeple belirli aralıklarla programlar yaptığını ifade etti. Ayrıca geniş bir ekosistem içinde yoğrulan Âşık Davut Sulari’nin muazzam bir sanat anlayışı sergilediğinin de önemine vurgu yaptı. Seyahatlerinin ülke sınırlarını aştığını ve gittiği coğrafyalarda Âşıklarla iletişim kurarak kültürel etkileşim sağladığını ve gittiği yerlerde edindiği eserleri Anadolu’ya taşıyarak özgün uyarlamalar oluşturduğunu açıkladı. “Âşık Davut Sulari, öz benliğinin dışına çıkmadan, yeniliklere rağmen orijinal kalmayı başarmıştır. Gelenek içinden gelip çağın gerekleriyle yeni bir gelecek yaratmak onun en büyük sanat ustalığıdır.” Diyen Kurucu Rektör Parlak, Âşık Davut Sulari’nin birçok kişiye ders vererek kültürel sürekliliğe önemli katkılar sunduğunu söyledi. Prof. Dr. Erol Parlak konuşmasını, “O bir çınar misali Anadolu toprağına kök salmış, insanlığa ışık olma yolunda hizmet etmiş, kendine has üslubuyla yeni bir çığır açmıştır. Yaşadığını söylemiş, söylediğini yaşamıştır. Gezgin ve münzevi bir hayat süren bu halk bilgesini anlamak için önce halkı, sonra Hakk’ı bilmek gerekir. Hakk rahmet eylesin, mekanı gönüller olsun.” sözleriyle tamamladı. Konuşmasının sonunda, Prof. Dr. Erol Parlak, Âşık Davut Sulari için kaleme aldığı şiirini seslendirdi.
Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Cumhuriyet’in 102. yılında bir Cumhuriyet kadını olarak böylesine kıymetli bir sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini sunarak konuşmasına başladı. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, “En eski ocaklardan biri olan Kureyşan Ocağı, birlik, sevgi ve adaleti temsil etmiştir. Âşık Davut Sulari ise Kureyşan Ocağı’nın güçlü bir sesi olmuştur.” dedi. Bilgi, tecrübe ve muhabbetle yürütülen bu sempozyumun; ilim, kültür ve sanatla yoğrularak birlik ve beraberliği katbekat pekiştireceğini ifade eden Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, “Bu kıymetli buluşmanın, geçmişin mirasçıları yani bizler için hem Kureyşan Ocağı hem de Âşık Davut Sulari adına yeni ve somut fikirlerin ortaya konulmasına vesile olacağına inanıyorum.” dedi. Konuşmasına emeği geçen herkese teşekkür ederek son verdi.
Açılış konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Erzincan Binali Yıldırım Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, “Dün Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladık. Bu vesileyle, bu toprakları bizlere vatan kılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, gazilerimizi ve şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.” ifadelerini kullanarak konuşmalarına başladı. Ardından Anadolu’nun bağrından kopup gelen büyük ozan ve Âşık Davut Sulari’nin bir kültür taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi, “Onun türkülerinde acı da vardı, hayat da, aşk da… Ama en önemlisi birlik ve beraberliğe verdiği büyük değerdi. Halkın içinden çıkmış, halk için söylemiş bir ozandı. Bugün burada onun hatırasını yaşatmak ve yad etmek için bir aradayız. Bizler, onun sesini, nefesini, sazını ve şiarını yaşatmayı amaçlıyoruz. Bu sempozyum vesilesiyle onunla yeniden gönül bağı kuracağız.” diyen Rektör Levent, konuşmasını emeği geçen herkese teşekkür ederek sonlandırdı.
Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, “Kürsüye gelerek konuşmasını yapan herkesin sesinin kısık olduğunu fark ettim çünkü hiçbirimizin Âşık Davut Sulari’nin sesinden daha yüksek bir ses çıkarma ihtimali yok.” dedi. Bu sempozyumun yapılmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini sunarak sözlerine son verdi.
Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin’i Erzincan’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek sözlerine başladı. Milletvekili Sarıgül, “Camilerimiz de bizim, cemevlerimiz de bizim. El ele, el Hakk’a olsun.” diyen Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, “Bir toplumu toplum yapan, kendi gelenek ve değerlerine sahip çıkmasıdır. Tüm gençlerimize örf, adet ve geleneklerimizi en güzel şekilde öğretmeliyiz.” ifadelerini kullandı. Milletvekili Sarıgül, “Bir ülkeyi yıkmak isteyen şer güçler, önce o ülkenin tarihi ve kültürel değerlerini yok etmeye çalışır. Biz Erzincan’dan diyoruz ki, bizim ötekimiz yok. Asla ve asla ötekileştirmek yoktur; bu, Âşık Davut Sulari’nin öğretisinde de böyledir.” dedi. “Veren el alan elden üstündür. Selam verelim, selam alalım.” diyen Milletvekili Sarıgül, Âşık Davut Sulari’nin at sırtında sazıyla diyardan diyara dolaşarak her gittiği yerde insanlara öğütler verdiğini ifade etti. “Atının üzerinde Âşık Davut Sulari Anıtı’nı yaptırmak bana nasip oldu.” diyen Milletvekili Sarıgül, sözlerini bu anlamlı hatırayla noktaladı.
Açılış konuşmalarının ardından Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan Erzincan’ın kısa filmi izlendi. Prof. Dr. Armağan Coşkun, Doç. Dr. Deniz Güneş ve Âşık Davut Sulari’nin torunu Sanatçı Öznur Sulari, usta ve halk ozanı Âşık Davut Sulari’nin türkülerini seslendirdi. Davetliler, bu kıymetli dinletiyi büyük bir ilgiyle takip etti. Sempozyum açılış programı, tüm davetlilerin sahneye davet edilerek günün anısına hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Kureyşan Ocağı ve Âşık Davut Sulari Sempozyumu, 30-31 Ekim tarihleri arasında birbirinden değerli bilimsel oturumlar ile devam edecek.
![]()